Beşiktaş'ın Derbi Kazanımı: İlk Baskıyı Oyunun İçine Gömmek
Kırılma Tezi: İlk Baskı Bir Sürpriz Değil, Oyunun Kendisidir
Derbilerin çoğu "ilk baskıyı kim yaparsa maçı o kazanır" kalıbıyla okunur. Oysa Fenerbahçe – Beşiktaş maçında kazanan taraf, rakibin kalesine en yakın adamla değil, kendi ceza sahasına en uzak adamıyla baskıyı başlatan taraftı. Beşiktaş'ın galibiyeti, yüksek baskı denen şeyin aslında bir saha yerleşimi olduğunu; yani baskının, topun arkasında kalan oyuncuların aldığı pozisyonlarla başladığını gösterdi.
Görünmeyen İş: Orta Alandaki Üç Metre
Beşiktaş, Fenerbahçe'nin stoperlerine topu çevirme izni verdi. Ancak bu izin, savunma hattının geriye yaslanmasıyla değil, orta sahanın üç metre kadar öne kaymasıyla mümkün oldu. Bu üç metre, Fenerbahçe'nin oyun kurucusuna (örneğin Fred ya da İsmail Yüksek) pas vermek isteyen stoperin, topu göndereceği açıyı kapattı. Beşiktaş'ın orta sahası, rakibin stoperlerini yan paslara zorladı. Yan pas, Fenerbahçe'nin hücum başlangıcını yavaşlattı ve Beşiktaş'ın geriye dörtlü, öne doğru beşli bir blok halinde yerleşmesi için zaman kazandırdı.
Kavramı açalım: İlk baskı, topu kaptırdıktan sonraki 5-10 saniye içinde rakibi kendi yarı sahasında sıkıştırma çabasıdır. Beşiktaş bu çabayı, topun kendi ayağında olduğu anlarda bile uyguladı. Yani Beşiktaş, topa sahipken bile rakibin savunma hattını itti. Bu, topu kaptırdığı anda baskı yapmak yerine, topu kaybedeceği bölgeyi önceden belirleyerek baskıyı hazırladı.
Kim Yanlış Okur: Baskıyı Sadece Forvetin İşi Sananlar
Fenerbahçe'nin maç boyunca yaşadığı sorun, Beşiktaş'ın forvetinin (örneğin Immobile ya da Semih Kılıçsoy) baskısı değildi. Asıl sorun, Beşiktaş'ın orta sahasının (Gedson Fernandes ve Al Musrati) Fenerbahçe'nin kanat forvetlerine gösterdiği içe katlanma hareketiydi. Bu hareket, Fenerbahçe'nin kanat oyuncularını (İrfan Can Kahveci ya da Tadic) sürekli olarak topun geldiği yöne değil, topun gidebileceği yöne bakmaya zorladı. Bu da Fenerbahçe'nin pas trafiğini tahmin edilebilir kıldı.
Bir başka yanlış okuma da, Beşiktaş'ın geriye yaslandığı anların bir zayıflık olarak görülmesidir. Beşiktaş, 60. dakikadan sonra skoru korumak için geriye çekildiğinde bile, Fenerbahçe'nin kanat bindirmelerine karşı son çizgiyi değil, orta sahayı savundu. Bu, Fenerbahçe'nin ceza sahasına orta yapmasına izin verdi ama bu ortaların çoğu, Beşiktaş'ın stoperlerinin önünde kafa ile uzaklaştırıldı. Yani Beşiktaş, rakibin en etkili silahı olan içeri kat eden forvetlere top indirme şansını ortadan kaldırdı.
Callap İzleme Cümlesi
Maçın skorunu unutun; asıl mesele, Beşiktaş'ın topu kaptırdığı anı değil, topu kaptıracağı anı kurgulamasıydı. Fenerbahçe'nin her pasında, Beşiktaşlı bir oyuncunun topun önünde değil, topun arkasında bir adım beklediğini görün. O bir adım, baskının görünmeyen işidir.
Maçın Kırılma Anı
Maçın 34. dakikasında Fenerbahçe'nin stoperi Çağlar Söyüncü'nün topu sağ beke aktarmak istediği pozisyon. Beşiktaş'ın sol kanat oyuncusu (Archie Brown), bu pası kesmek için değil, pasın yapılacağı anı geciktirmek için koştu. Brown'ın bu koşusu, topun Fenerbahçe'nin sağ kanadına ulaşmasını iki saniye geciktirdi. Bu iki saniye, Beşiktaş'ın orta sahasının yerleşmesi için yeterliydi. Fenerbahçe'nin sağ kanat için yaptığı bindirme, bu iki saniyelik gecikme yüzünden boşa çıktı. Bu, baskının bir sprint değil, bir zamanlama işi olduğunu kanıtlayan andı.
Tekrar Eden Hatalı Alışkanlık: Fenerbahçe'nin Duran Top Öncesi Bekleme Huyu
Fenerbahçe'nin maç boyunca tekrar eden sorunu, Beşiktaş'ın baskısından çok, kendi duran top organizasyonlarındaki bekleme huyuydu. Fenerbahçe, her faul ve taç atışında topun başına geçmek yerine, oyuncuların yerleşmesini bekledi. Bu bekleme, Beşiktaş'ın savunma hattının toparlanması için yeterli süreyi verdi. Hızlı kullanılan bir taç atışı ya da erken yapılan bir orta, Beşiktaş'ın savunmasını dengesiz yakalayabilirdi. Ancak Fenerbahçe, her duran topta rakibin yerleşmesini bekleyerek kendi en büyük silahını törpüledi.
Sonuç Yerine
Beşiktaş'ın kazandığı derbi, skordan çok, baskının bir eylem değil bir konum olduğunu hatırlattı. İlk baskıyı yapmak, topun peşinden koşmak değil; topun gidebileceği yeri önceden kapatmaktır. Beşiktaş bunu, orta sahasını üç metre öne taşıyarak ve kanat oyuncularını içeri kapatarak yaptı. Bu, bir derbi kazanmanın görünmeyen ama en kalıcı yoludur.
Kaynaklar
- [1] Nihat Kahveci'den derbi sonrası Fenerbahçe'nin yıldızına sert sözler: 'Yürüyerek oynayamazsın!'
- [2] Fenerbahçe-Beşiktaş derbisinin hakem kararını yorumladılar: Pozisyon penaltı!
- [3] Fenerbahçe-Beşiktaş derbisini yazdılar: Hezimete tanıklık edebilirdik! Koca bir sıfır, puan sıfır
- [4] Trabzonspor çıkış peşinde!
- [5] Beşiktaş'tan Archie Brown'a 'Hoş geldin' göndermesi! Salih Özcan da katıldı
- [6] Derbide ortalık karıştı, birbirine girdiler: Fenerbahçe'de el hareketi, Beşiktaş'tan boğaz sıkma itirazı!
- [7] Beşiktaş'ta sakatlık şoku: Derbiye devam edemedi!
- [8] Fenerbahçe-Beşiktaş derbisinde korkutan an: Guendouzi ile Agbadou kafa kafaya çarpıştı!
Yorumlar
Yorum Gönder