İkinci Top Savaşı: Süper Lig'de Kimsenin Konuşmadığı 5 Metre
İkinci Top Savaşı: Süper Lig'de Kimsenin Konuşmadığı 5 Metre
Kırılma tezi: Süper Lig'de maçlar ilk topla değil, ilk topun düştüğü yerdeki beş metrelik alanı kimin kazandığıyla belirleniyor.
Futbolda herkes ilk topu konuşur. Kale vuruşu, orta, uzun pas; top havada süzülürken bütün gözler onu takip eder. Ama o top bir kafaya ya da bir göğse çarptıktan sonra ne olduğu, çoğu zaman maçın gerçek hikâyesidir. Buna ikinci top denir: ilk mücadelenin hemen ardından yere düşen, seken, kimsenin planlamadığı varsayılan top. Oysa planlayan var. Hem de en çok o planlıyor.
İkinci top savaşı, bir takımın ilk topu kazanıp kazanamadığından bağımsız bir beceridir. Top seker, yönü belirsizdir, iki oyuncu arasında kalır. Kim önce o beş metreye varırsa, hücum ya da savunma oradan başlar. Bu yüzden bazı takımlar ilk topu kaybeder ama ikinci topla oyunu kazanır.
Sahada nasıl görünür? İkinci top savaşını kazanan takım, ilk top mücadelesine iki oyuncu gönderirken üçüncü ve dördüncü oyuncusunu topun düşeceği tahmini noktanın çevresine konumlandırır. Bu oyuncular topa bakmaz; rakibe ve boşluğa bakar. Top sektiği anda zaten oradadır. Kaybeden takımda ise oyuncular topa dönüktür, pozisyon almamıştır, top yere düştüğünde hepsi bir adım geridedir. O bir adım, maçın yönünü değiştirir.
Bu iş görünmez çünkü alkışlanmaz. Kimse ikinci topu kazanan oyuncuyu maç sonu konuşmaz. Oysa o kazanç, beş saniye sonraki hücumun başlangıcıdır. İkinci topu sürekli kazanan takım, rakip yarı sahada kalır; sürekli kaybeden takım, kendi yarı sahasına çekilir ve oradan çıkmak için daha fazla enerji harcar. Bu enerji farkı, maçın son yirmi dakikasında skora dönüşür.
Kim yanlış okur? İkinci topu "şans" ya da "mücadele" sanan okuma yanlıştır. İkinci top şans değildir; konumlanma işidir. Bir orta saha oyuncusunun top havadayken nereye koştuğu, maçtan önce çalışılmış bir alışkanlıktır. Yanlış okuyan izleyici, ikinci topları kazanan oyuncuyu "çok koşuyor" diye över; aslında o oyuncu çok koşmuyordur, doğru yerde duruyordur. Koşu değil, duruş kazanır.
İkinci bir yanlış okuma: ikinci topu sadece savunma işi sanmak. Oysa hücumun da temelidir. Bir kanat oyuncusunun içeri kat etmesi, bir forvetin ceza sahası yayına geri gelmesi, çoğu zaman ikinci topu beklemektir. Top sektiğinde orada olmak, kaleye en kısa yoldur.
Callap izleme cümlesi: Maçı izlerken ilk topa değil, ilk top havadayken hangi oyuncunun topa değil boşluğa koştuğuna bakın; maçın gerçek yönü orada çiziliyor.
Bu kavram tek bir maça bağlı değildir. Süper Lig'de her hafta, her sahada aynı beş metre oynanır. Kim o beş metreyi sahiplenirse, oyunu da sahiplenir.
OYUNCU SATIRI: Maç / gündem: Süper Lig'de ikinci top savaşını en çok kazanan orta saha ikilileri, maç sonu istatistiklerinde değil, hücum başlangıçlarının sayısında kendini gösteriyor.
Kaynaklar
- [1] Amedspor-Beşiktaş maçına dair kritik yorum: Hakemler, deplasman maçlarında pasif kalıyor!
- [2] Fenerbahçe'nin tarihi 8-0'lık Eyüpspor zaferini yazdı: İçine Dzeko kaçmış!
- [3] Son 60 yılın en kötü Galatasaray savunması!
- [4] Galatasaray'da göz göre göre gelen felaket!
- [5] Beşiktaş'tan penaltı ve kırmızı kart beklentisi: Serdal Adalı'dan sert tepki
- [6] 8-0'lık Fenerbahçe yenilgisi sonrası Özhan Pulat ile yollar ayrıldı!
- [7] Gençlerbirliği, milli araya moralsiz girdi
- [8] Fenerbahçeli Lukaku için olay sözler: 'İzlenecek gibi değildi!'
Yorumlar
Yorum Gönder